Ergenlik Dönemindeki Kaygılar
Korku ve Kaygı
Korku: Tehlike beklentisiyle veya farkındalığıyla ortaya çıkan nahoş, genellikle güçlü bir duygu olarak tanımlanmaktadır. Gerçek bir nesneye ( tehlikeli bir hayvan, bıçaklı bir saldırgan), bir olaya (deprem vb.) duruma (korku filmi izlemek) yönelik huzursuz edici bir tepki olarak ortaya çıkmaktadır.
Kaygı ise korku gibi kötü bir şey olacağı hissi uyandırır. Korku gibi nahoş ve arzu edilmeyen bir deneyimdir. İkisi de alarm görevi görerek bizi tehlikelerden koruyabilir. Korku dış tehdide verilen bir tepki iken, kaygı ise iç dünyadan doğan tehlikelere verilen bir tepki olarak tanımlanmaktadır.
Ergenlik Dönemi
Bu dönem çocukluktan yetişkinliğe geçişin en önemli dönemeçlerinden biridir. Bedenin hızla değiştiği, duyguların iniş çıkışlarla yaşandığı bu süreçte gençlerin kaygı yaşaması oldukça doğaldır. Kaygılar, geleceğe hazırlık sürecinde önemli işlevler görse de aşırı hale geldiğinde ergenin gelişimini olumsuz etkileyebilir. Peki, ergenlik döneminde en sık görülen kaygılar nelerdir?
Kimlik ve Benlik Kaygısı
“Ben kimim?” sorusu ergenliğin merkezinde yer alır. Kendi değerlerini, inançlarını ve yaşam tarzını oluşturma süreci, belirsizliklerle doludur. Bu arayış, bazen kimlik karmaşası ve buna bağlı yoğun kaygılara yol açabilir.
Akran İlişkileri ve Sosyal Kabul Kaygısı
Hepimizin bildiği ve yaşadığı üzere arkadaş çevresine ait olma ihtiyacı, ergenlik döneminde çok önemlidir. Arkadaş gruplarında dışlanma, alay edilme veya reddedilme korkusu kaygıyı artırır.
Günümüzde sosyal medyanın etkisiyle arkadaş gruplarının yanı sıra “beğenilme” ve “popülerlik” kaygıları da daha görünür hale gelmiştir.
Akademik Kaygılar ve Gelecek Kaygısı
Bu dönem, lise yıllarını ve üniversiteye geçiş dönemini içermesi sebebiyle akademik kaygıların ve gelecek kaygısının yoğun yaşandığı bir dönemdir. Sınavlar, başarı baskısı ve meslek seçimleri bu dönemde öne çıkan karmaşa alanlarıdır. Ailenin ve toplumun beklentileri, bu kaygıları daha da yoğunlaştırabilir. Seçimler yapmanın getirdiği endişeler, yanlış seçim yapma veya başarısız olma korkusu, uyku problemleri ve yoğun stresle kendini gösterebilir.
Bedensel Değişim ve Görünüş Kaygısı
Hızla değişen beden, ergenler için bazen yabancılaşma duygusu yaratır. Boy, kilo, cilt problemleri gibi konular özgüveni zedeleyebilir.
Aile İlişkileri ve Özerklik Kaygısı
Bağımsızlık ihtiyacı ile aileye bağlılık arasında sıkışma, içsel çatışma doğurur. Aileyle yaşanan otorite çatışmaları, gençte suçluluk ve kaygı duygularına yol açabilir.
Yalan Söylemek
Yalan söylemek ergenlik döneminde aileleri kaygılandıran bir durum olabilir. Yalan söylemek çocuklukta yetişkinleri taklit ederek ortaya çıkabilir. Çocuklar, yalan söylemeyi genellikle ebeveynlerinden ya da diğer rol modellerinden model alarak veya taklit ederek öğrenebilirler. Bunun yanı sıra bireyler, reddedilme ya da eleştirilme korkusuyla yalan söyleyebilir. Özellikle ergenlik dönemindeki bireyler bir gruba dahil olma arayışının artmasıyla birlikte aslında benimsemediği bir görüşü savunabilir. Bu tür yalanlar, bireyin çevresiyle çatışmaya girmeden sosyal kabul arayışını kolaylaştırır.
Varoluşsal Kaygılar
Ergenlik, aynı zamanda hayatın anlamı üzerine sorgulamaların başladığı bir dönem olabilir. Ölüm, yalnızlık, özgürlük ve sorumluluk gibi konularla üzerine sıklıkla düşünmeye başlanır. Bu sorgulamalar sağlıklı gelişimin bir parçası olsa da kaygıyı artırabilir.
Ailelere Öneriler: Ergenin Kaygılarını Anlamak ve Destek Olmak
Ergenlik döneminde gençlerin öne çıkan temel ihtiyacı anlaşılmak ve kabul görmektir. Ailelerin tutumu, kaygıların azalmasında etkin bir rol oynayabilir.
Yargılamayıcı değil dinleyici olmak : Gençlerin duygu ve düşüncelerini ifade etmesine izin vermek, açık iletişim kurmak, onların duygularını daha kolay ifade etmesini sağlayabilir.
Esnek sınırlar: Katı yasaklar yerine güven veren ama esnek sınırlar koymak, gençlerle fikir alışverişi yapmaya çalışmak güven ilişkisini güçlendirebilir.
Gelecek kaygısında destekleyici olun: Yol gösterici bir konumda, “Yanındayım” mesajı vererek eşlik etmek kaygıyı azaltabilir. İlgi alanlarına yönelmesine fırsat tanımanız ve desteklemeniz faydalı olabilir.
Ergenlik dönemindeki kaygılar, elbette ki gençlerin büyüme sürecinin doğal bir parçasıdır. Ancak bu kaygılar yoğunlaştığında ve günlük yaşamı etkilemeye başladığında destek almak önemlidir. Ailelerin anlayışlı tutumu ve açık iletişim kurması; öğretmenlerin destekleyici bir tutum sergilemesi ve gerektiğinde bir uzmandan yardım alınması süreci kolaylaştırabilir.
Kaygılar, ergenlerin yolunu tamamen kapatmaz; doğru destekle birlikte onların içsel gücünü keşfetmesine yardımcı olabilir.
Okuma Önerileri
Erikson, E. H. (1968).Identity: Youth and Crisis. New York: W.W. Norton & Company.
Parman, T. (2017). Ergenlik ve Ötesi. İstanbul: Bağlam Yayıncılık.
Yavuzer, H. (2016). Gençleri anlamak. İstanbul: Remzi Kitabevi.
Bilgi almak ve randevu oluşturmak için iletişime geçebilirsiniz.

