Anksiyete Bozukluğu ve Belirtileri Nelerdir?
Duygular ne işe yarar?
Duygular, insanın hayatta kalması, çevresine uyum sağlaması ve kendisini ifade etmesi için hayati bir rol oynar. Kendi ihtiyaçlarımızı ve başkalarının ihtiyaçlarını anlamayı sağlayarak insanlarla bağ kurmamıza imkan oluşturur. Sevgi, bağlılık bu ilişkileri sürdürmemize, yakınlık deneyimine olanak tanır. Kendimize ve başkalarına duyarlı olmayı sağlayarak buna göre harekete geçebiliriz , sahip olduğumuz değerlere göre karar alma süreçlerini etkilenebilir.
Duyguların İşlevleri
| Duygu | İhtiyaç |
|---|---|
| Öfke | Sınır |
| Üzüntü | Teselli |
| Korku | Tehlikeden korunmak |
| Anksiyete | Güven, görülmek, kabul edilmek |
Korku tehlikeli bir durumdan kaçmamıza yardımcı olurken, mutluluk olumlu davranışları sürdürmemizi teşvik eder. Üzüntü, mutsuzluk, keder gibi duygular, destek aramamıza veya başkalarını anlamamıza olanak tanır. Korku hissettiğimizde bir durumdan uzaklaşmayı seçebiliriz, ya da tutku hissettiğimizde bir hedefe daha çok odaklanabiliriz. Öfke, sınırlarımızın aşıldığını veya bir başkasının sınırlarını aştığımızı anlamamıza yardımcı olur.
Korku ve Anksiyete (Kaygı)
Korku: Tehlike beklentisiyle veya farkındalığıyla ortaya çıkan nahoş, genellikle güçlü bir duygu olarak tanımlanmaktadır. Gerçek bir nesneye ( tehlikeli bir hayvan, bıçaklı bir saldırgan), bir olaya (deprem vb.) duruma (korku filmi izlemek) yönelik huzursuz edici bir tepki olarak ortaya çıkmaktadır.
Anksiyete: Anksiyete, korku gibi kötü bir şey olacağı hissi uyandırır. Korku gibi nahoş ve arzu edilmeyen bir deneyimdir. İkisi de alarm görevi görerek bizi tehlikelerden koruyabilir. Korku dış tehdide verilen bir tepki iken, kaygı ise iç dünyadan doğan tehlikelere verilen bir tepki olarak tanımlanmaktadır.
Anksiyete Belirtileri Nelerdir?
Anksiyete fiziksel, psikolojik, davranışsal olarak farklı belirtilerle kendini gösterebilir.
Fiziksel Belirtiler: Kalp çarpıntısı, terleme, kas gerginliği, hızlı nefes alıp verme, baş dönmesi veya mide bulantısı.
Psikolojik Belirtiler: Sürekli endişe veya korku hali, konsantrasyon zorluğu , aşırı tetikte olma hali
Davranışsal Belirtiler: Kaçınma davranışları, karar vermekte zorlanma
Anksiyete Türleri Nelerdir?
Anksiyete türleri, bireyin yaşadığı korku ve endişenin kaynağına ve belirtilerine bağlı olarak farklı şekillerde ortaya çıkabilir.
Sınav anksiyetesi: Bir sınava girmeden önce aşırı endişe hissetmek, sınav kaygısı olarak tanımlanabilir. Bu durum, el ve ayakların terlemesi, mide bulantısı, gerginlik, odaklanmada güçlük gibi belirtilerle kendini gösterebilir. “Soruları unutacağım” ya da “Başarısız olacağım” gibi düşünceler kişinin sınavlardaki performansını olumsuz etkileyebilir.
Performans anksiyetesi: Performans gerektiren durumlarda, özellikle topluluk önünde konuşma veya sunum yapma gibi görevlerde yoğun bir gerginlik ve korku hissedilir. Bir sunum öncesinde kalp çarpıntısı, ses titremesi veya kelimeleri unutma korkusu yaşayan bireyler performans kaygısı yaşıyor olabilir.
Sosyal anksiyete (sosyal fobi): Başkalarının önünde yargılanma veya küçük düşme korkusuyla, sosyal etkileşimlerden kaçınma eğilimi görülür. Kişi, ilişkilerde kendini ifade etmekte, konuşmakta veya bir şey istemekte zorlanır. Topluluk içinde sürekli herkesin kendisini izlediğini düşünebilir. Toplum içinde konuşmaktan çekinmek, tanımadığı insanlarla iletişim kurmaktan korkmak veya topluluk önünde yemek yemekten kaçınma davranışları ile ortaya çıkabilir.
Sağlık anksiyetesi: Kişi, kendisinin ya da sevdiklerinin ciddi bir hastalığa yakalanacağı konusunda yoğun korku hisseder. En küçük bedensel belirtileri bile ciddi bir hastalık işareti olarak algılar. Baş ağrısını bir tümör belirtisi, mide rahatsızlığını ciddi bir hastalığın habercisi olarak görebilir.
Panik atak: Anksiyetenin en yoğun formlarından biridir ve ani, beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan, şiddetli korku ya da rahatsızlık hissi ile karakterizedir. Genellikle 10-15 dakika içinde zirve yapar ve bir saatten kısa sürede sonlanır. Ancak bu süre boyunca kişi, yoğun bir fiziksel ve psikolojik çöküntü yaşayabilir. Panik atak sırasında yaşanan belirtiler hem fiziksel (terleme, tireme, nefes darlığı, mide bulantısı, uyuşma karıncalanma hissi gibi) hem de psikolojik (kontrolü kaybedeceğini ya da çıldıracağını düşünmek, öleceğini hissetmek gibi) olabilir.
Yaygın anksiyete: Belirli bir neden olmaksızın, sürekli ve kontrol edilemeyen bir endişe hali mevcuttur. Bu tür anksiyete, kişinin iş, aile, sağlık veya günlük yaşamla ilgili durumlarla ilgili sürekli kaygı duymasını içerir.
Bu türlerin her biri, bireyin hayatında farklı şekillerde ortaya çıkabilir ve kişinin işlevselliğini etkileyebilir.
Hiç mi Kaygılanmamalıyız? Psikoterapiye Ne Zaman Gidilmeli?
Anksiyete, potansiyel tehlikelere karşı hazırlıklı olmamızı sağlar. Uyarıcı ve koruyucu bir rolü vardır. Önemli görevler veya zorluklarla yüzleşirken bizi harekete geçirebilir, motivasyon sağlayabilir. Bireyin çevresel değişimlere daha duyarlı hale gelmesini sağlayarak hayatta uyum sağlama becerilerimizi geliştirir. Anksiyete doğal bir tepkidir ve normal düzeylerde olduğunda hem koruyucu hem de motive edici bir işlev görebilir. Ancak bu duygu yoğunlaştığında, süreklilik kazandığında veya kontrol edilemez hale geldiğinde sorun yaratabilir. Bu durumda anksiyete, bir psikolojik zorluk olarak sınıflandırılabilir.
Örneğin, bir sunum yapmadan önce veya bir sınav öncesinde kaygılı hissedebiliriz. Bu duygu hazırlık yapmak, ders çalışmak için bizi harekete geçirir ve motivasyon sağlar. Sınav ya da sunum sonrasında bu duygularımız azalır ya da geçer. Ancak nedensiz yere veya uzun süreli endişe hissi varsa, yaşam kalitesini, günlük işleri, eğitimi veya sosyal ilişkiler olumsuz etkileniyorsa burada bir sorundan söz edebiliriz.
-Anksiyete belirtileri haftalarca veya aylarca devam ediyorsa,
-Hissedilen endişe ve korku, olayın veya durumun gerektirdiğinden daha fazla ise,
-Bireyin işlevselliğini ve yaşam kalitesini olumsuz etkiliyorsa
profesyonel bir desteğe başvurmak faydalı olacaktır. Psikoterapi süreci, anksiyetenin altında yatan geçmiş deneyimleri ve duygusal tetikleyicileri anlamaya yardımcı olabilir. Böylece anksiyetenin kökenlerini anlamak, bireyin bu duyguyla daha sağlıklı başa çıkma becerilerini geliştirmesine imkan sağlayabilir.
Yararlanılan Kaynaklar:
Salman Akthar, Acının Kaynakları, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Young, J. E., Klosko, J. S. & Weishaar, M. E,. Schema therapy: A practitioner’s guide. Guilford Press.
Video önerisi: Good Stress vs Bad Stress
Bilgi almak ve randevu oluşturmak için iletişime geçebilirsiniz.

